Skip links

8 ALTIN KURAL: DEHB’Lİ ÇOCUK YETİŞİRKEN BİR ANNENİN ÖĞÜTLERİ

Psikiyatriyi diğer tıp branşlarından ayıran önemli özelliklerden biri de tedavi sırasında doktorun tüm güçlülüğünden sıyrılarak hasta ile beraber ilerlemesidir. Hele bizim gibi çocuklar ve aileleriyle çalışan uzmanların bu yolculuğu hem eğlenceli ve hem de öğretici olmakta. Ailelerimizden hayata, mesleğe ve çocuklara dair pek çok şey öğreniriz ve ruhsal sağlığın kitaplarda yazanlardan çok daha fazla olduğunu görebiliriz.

Uzun yıllar çocuğu ve eşi DEHB olan bir annenin yazısıyla yakın zamanda internet ortamında karşılaştım. Bu yazının orijinal metnine http://www.additudemag.com/adhd adresinden ulaşabilirsiniz. Özellikle DEHB’li çocukları olan ailelerimizin en sık karşılaştığı sorunlardan birisi duygusal anlamda bu çocuklarda görülen dalgalanmalardır. Duygusal dengesizlikler özellikle küçük yaşlarda akademik ve davranışsal sorunların bile önüne geçebilir. Çok güzel kaleme alınmış bu yazıda bahsedilen 8 altın kuralı size özetlemeye çalışacağım.

 

  • DEHB hakkında her bilgiyi öğrenmeye çalışın: DEHB biyolojik bir hastalık ve çocuğunuzun beyni sizden farklı çalışıyor. Onun her duygusunun altında beyninde oluşan kimyasal değişiklikler yatıyor. Bunu böyle olduğunu bilirseniz duygusal dengesizliklerine karşı daha toleranslı olursunuz. Aslında çocuğunuzda birden bağırmak ya da öfkelenmek istemiyor ancak onun beyni maalesef ki farklı.
  • Temas edin:Onunla konuşurken yumuşak şekilde temas edin. Bu onun beyninde ki fırtınayı dindirmede yardımcı olur ve konuştuklarınıza daha odaklanacaktır.
  • Göz teması kurun:Tıpkı temas etmek gibi göz teması kurmakta onu dinginleştirecek ve söylediklerinize daha rahat odaklanacaktır. En iyi neticeyi göz hizasına eğilip, göz teması kurarak ve ona kibarca temas ederek alabilirsiniz.
  • Sarılın:Belki bu kulağa hoş gelmemekte ancak özellikle öfke nöbetleri sırasında sarılmak ve sakince nöbetinin geçmesini beklemek belki de en kısa ve akıllıca yol. Bu hem sizin duygularınızı kontrol edecek hem de çocuğunuza sakin kalması için fırsat verecek.
  • Dinleyin:  Genellikle bilhassa öfke nöbetleri sırasında çocuğunuzun ne söylediğinden çok duygularına odaklanılır. Bu bir müddet sonra onunla duygu çatışmasına girilmesine neden olabilir. Duygulardan sıyrılarak onun söylediklerini düşünün. Belki soruna her iki tarafın lehine bir çözüm bulunabilir.
  • Açıklama yapın: Sadece DEHB’li çocuklar değil tüm çocukların kararlarınız hakkında açıklamalarınızı duymaya ihtiyacı var. Bunu dinlemesi kabul edeceği anlamına gelmesin ama unutmayın onların beyni devasa bir sünger gibi her şeyi öğrenerek içine almak istiyor. Sizin açıklamanız bunu onaylamasına neden olmayacak ama ileri ki günlerde emin olun bu bilgileri kullanacak. Ancak açıklamalarınız kısa ve onun dilinden olsun. Uzun ağdalı açıklamalar onun beyninde “bla,bla,bla,bla” şeklinde yankılanmasına neden olabilir.
  • Program yapıp bunu beraberce takip edin:Sadece okul ödevleri değil çocuğunuzla ilgili günlük tüm işlerinizi bir program çerçevesinde yapın. Çocuğunuz sabah kalktığında ne yapacağını okul dönüşünde ne kadar tv izleyeceğini bilsin. Bu onun kötü süprizlerle karşılaşmasını engelleyecek ve duygu durum dalgalanmalarını azaltacaktır.

Tadını çıkarın: Evet bazen (hatta çoğu kez) DEHB’li bir çocuğa sahip olmak bir kabusa benzeyebilir. Ancak unutmayın çocuğunuz bir daha aynı yaşta olmayacak ve zaman ikiniz içinde alehte işliyor. Beraber geçirdiğiniz zamanın kıymetini bilin ve anın tadını çıkarın. Unutmayın çocuklar sizin patrona sunacağınız bir iş projesi değillerdir. Evet bazen sorunlar çıkabilir ancak bu durum sizin güzel anlarınızın farkına varmanıza engel olmasın. 10 yıl sonra belleğinizde sadece güzel anlar yer bulacak.